Referandum yaklaşırken siyaset meydanları da dolup boşalıyor.
Haymana’ya gelişini anlaşılmayan bir sebeple erteleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Ankara’da yine 193 projenin toplu açılışını yaptı. Yine her ilçeden otobüslerle insan topladı, yine sosyal medyada kalabalığı paylaşarak egosunu tatmin etti. Burada ilginç olan ise ilk defa kamu personeli bile adeta mitinge gitmek zorunda bırakıldı. Kurum amirlerince; “İsminiz yazdık haa…sakın ola sağ sola tüymeyin” dendi. Aba altından değil, direk sopa gösterildi. Pazarını bebe beliği ile güzel havada piknikte geçirmek isteyen garip personel de boynunu büktü, bindi büyükşehir’in otobüsüne el çırpa çırpa gitti.
Başkan Gökçek ve siyasilerde kalabalığı görünce; “Breh breh breh, abovvv… şu sevenlerimize bak” diye verdiler coşkuyu.
Bu 193 proje içerisinde yine Haymana yoktu. Şaşırdık mı? Hayır. Zaten olsaydı şaşardık.
Bu arada Orman Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu uğradı Haymana’ya.
O gelmeden lengerli fötr şapkalar dağıtıldı kalabalığa. Ardından bebelere balon, kuş yuvası, muhtemelen tanesi en fazla 5 TL, toplu alırsan 3 TL olan tişörtler de ardı sıra izdihamla dağıtıldı.
Bakan Eroğlu önemli projeler adına temel attı ama, o lengerli fötr şapka ve 5 TL’lik tişörtler kadar ilgi görmedi. Meydanı dolduran kalabalık şapka ve tişörtü kaptıktan sonra boşaldı. “Şapkasız gitmem abi” diyen yurdum insanı, sulama projelerine balon kadar ilgi göstermedi.
Gelelim Bakan Eroğlu’nun projesine. Önemli mi? Çok önemliydi. Sulamasız ve kara düzen, yukardan ne yağarsa kabul eden çiftçimiz için önemli projeler. Yapılsın, hatta daha çok yapılsın.
Ama biraz geç kalmadık mı sayın Bakan ve siyasilerimiz? Köyleri boşalttıktan sonra yapılmış, neye yarar.
Bundan 15 sene önce köylerimizle birlikte 50 Binleri aşan nüfusumuz, şimdi 25 binlere geriledi. Kendi etini afiyetle yiyen köylümüz, şimdi kilosu 40 TL den kasaptan kıyma alıp sokranırken aklınız neredeydi? Domates, biber, patlıcana reşat altını gibi paha biçilirken, saman ithal eden ülke olmak nasıl bir duygu acaba?
Köylüye yatırım güzel de, ortada köylü kalmadı. Asgari ücretlerle büyükşehirlerdeki taşeronlara mahkum edilen köylüye; “Hadi gel memleketine gölet yapıyorum” derseniz, onların da; “İş işten geçti, kimsenin kalmadığı köylerin bundan sonra hayrını gör” demeleri kaçınılmazdır.
Cuma Günü(Bugün) gelmesi beklenen Melih Gökçek’e dönersek, yine ne kadar ikna edici olacağı merak konusu. Çünkü daha önce verdiği sözlerin onda birini bile gerçekleştirmeyen Başkan Gökçek, yine temcit pilavı gibi önümüze sürerse, bu defa o da beklediği ilgi ve alakanın yarısını göremez, peşin söyleyeyim. Yine bizim siyasilerin söylediği; “Sağolsun Melih Başkan’dan ne istediysek aldık” lafını da artık millet yemiyor, biline. Ayrıca şu aralar son hızla ilerleyen Ankara Yolu’nun hızı eğer referandum sonrası düşerse, kimse şaşırmasın.
Başkan Gökçek, daha önce futbol topu falan dağıtmıştı. Milleti onunla da ikna edemez. Şapka dağıtacaksa, hiç masrafa girmesin. Bakan Eroğlu onu dağıttı. Hem de lengerli olanından.
Ağanın şapkasının üzerine şapka olmaz, Melih Başkan, aman karıştırma.
SAYGILARIMLA