HAYMANA GAZETESİ
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi
Yavuz ÇİFÇİ

ÜLKÜCÜ, TÜRKÜCÜ

31/03/2017
   Geçen hafta Nuri Bektaş Anadolu Lisesi’nin süregelen olayı ile ilgili bir haber yaptık. Haber; olayda ismi geçen öğretmenlerden Felsefe Öğretmeni Atalay Girgin’in, bir haberci olarak kaçırılmaması ve düşünülmesi gereken iddiaları üzerineydi.
    Beklendiği gibi de yankı yaptı. Çünkü neresinden bakarsanız bakın çok dikkat çekici sözler etmişti Girgin. Olay doğrudur, eğridir veya tamamen iddiadır, bilememem. O işin hukuki ve idari boyutu. Beni bağlamaz. Ben haberimi yaparım, gerekeni yapacak olan memleketin savcılarıdır. Burada taraf tutmam, birini kayırmam veya olaya yanlı bakmam söz konusu bile olamaz. Kimse babamın oğlu değil. 
    Yalnız gazetemize yapılan bir yorum dikkatimi çekti. Yorumcu arkadaş aynen şöyle demiş; “Ülkücü Yavuz ağabeyimiz Kızıl Komünist Atalay’ın iftiralarından medet umar hale gelmiş. Tek kelime ile YAZIK BE!”
    Bir defa bu iddiaları yazan kişinin ülkücü, komünist, sağcı, solcu veya hangi görüşten olursa olsun, dünyevi fikri beni bağlamaz. Bu yorumcu arkadaş muhtemelen beni hiç tanımıyor. Çünkü tanısa böyle bir ucuzluğun içine giremeyeceğimi çok iyi bilir. 
     Bu yaklaştığımız referandum öncesi söylemlere benziyor. Hani diyor ya bir taraf; “Hayır diyenler, terörist, fetocu, falan filan”   Ortaya Anayasa düzenlemesi ile bir fikir ortaya konmuş ve halkın önüne gelmiş. Bir taraf doğru bulacak kabul edecek, diğer tarafta eksik veya hatalı bularak kabul etmeyecek. Bunu oraya buraya çekmenin, sündürmenin, mecrası dışına çıkarıp ta, bel altı vuruşa getirmenin mantığı, tamamen bir mantık yoksulluğundan ibarettir.
    Asıl konumuza dönersek, burada iki taraf ve en önemlisi işin merkezinde çocuklar, bizim çocuklarımız var. Velev ki olayın sanığı okul müdürü S.K ülkücü bir görüşe sahip olsaydı, o zaman ben onu aklama derdinde mi olacaktım? Bu iş görüş, yandaş, taraf mevzusu değil, hepimizin gözünün nuru çocuklarımızın mevzusu. Suçlu kim, ya da kimler ise, göz yuman, sümen altı eden, üç maymunu oynayan ortaya çıkarılmalı, cezasını çekmeli, alnımıza sürülen bu lekenin bir an önce temizlenmesidir, önemli olan. Bir gün olay neticelenir, masumlar her kim ise aklanır, o zaman da kazanan yine insanlık olmalıdır. Olayın başından beri dikkat edin lütfen, Haymana Gazetesi hiçbir zaman kimseye zanlı veya masum gözüyle bakmamıştır. Hukuğa güvenmiş, adalete inanmış ve bu doğrultuda da bakmaya devam edecektir.   
Yıllardır biz bu aczin cezasını çekiyoruz aslında. Benden olmayan, aynı doğrultuda düşünmeyen, fikrimizle çelişen kimseye yaşama hakkı tanınmasın basitliğidir, bizim burnumuzu pislikten çıkarmayan. Efendim; o komünist, bu ateist, şu faşist, bu muhafazakar, o dindar. Her fikir sahibini bağlar. O onun doğrusudur ve kimseyi alakadar etmez. Sözde demokrasiye toz kondurmayıp, aksine ırzına geçen yine bizleriz. Gün gelip adalet dağıtmaya, devir dönüp hukukçuluğa, hatta hatta ilahi adalet yargıçlığına soyunuyoruz, sırf görüş farklılığından dolayı. İnsanların ateistliği, deistliği veya tepeden tırnağa dindarlığı kendine münhasırdır. Cezasını da, mükafatını da alacak olan kendisidir. Aynı dünya görüşüne sahip değilsek, taşlayalım gitsin mi? O zaman eğer varsa aramızda hala anasından doğduğu gibi pir-u pak kalan günahsız, ilk taşı o atsın.
  Neticede insanları ötekileştirmede, aynı taraftan olmayana bakış açımızda, yıllardır bir arpa boyu yol alamıyoruz. Kafamızdaki tüm önyargıları yıkıp, olaya sadece insani bakmayı becerememizden kaynaklanıyor tüm mesele. Doğruya değil de, doğruyu söyleyenin kim olduğuna, fikrine, zikrine, mezhebine, rengine bakmayı adet edindiğimizden, kendimizi bir türlü soyutlayıp ta, beynimizdeki şu’cu bu’cu klişesini atamıyoruz.
   Çocuk istismarı ülkenin kanayan yarasıdır. Üstüne gidilmeli, ifşa edilmeli, suçu işleyenin yanına kar kalmamalı, ucundan kıyısından üstünü örtmeye çalışan her kim olursa olsun cezasını çekmelidir. Eğer adalet terazisi siyasileşerek, adamına göre bir yanlış tartmaya başladı mı, o ülkede yaşamak en büyük zulümdür. Bugün güçlüyü kayıranın tarafında olmak değildir adalet. Ülkücü, türkücü, komünist, ateist, dindar adı ne olursa olsun. Herkesin bir ortak noktası vardır, o da insan olmaları. Onun ötesi ilahi adalettir ve o teraziyi de ölümlüler bilmez.   
 SAYGILARIMLA          
"ÜLKÜCÜ, TÜRKÜCÜ" KÖŞE YAZISI YORUMLARI
susma ????????????

SAYIN HAYMANA GAZETESI CALISANLARI SUSMA SUSTUKCA SIRA SANADA GELECEK:toplum rapti zabt altina alinmis isciler taserona havale edilomis yani ac susuz perisan.bende bu duruma bir yorum gönderdim ama benim yorumum ma yer vermiyorsunuz.bu güne Kadar suya sabuna dokunmadan bu perisanliklar yasaniyor,artik suyada sabunada dokunacagiz.b aylardir maasini almiyan isciye yasami zehir eden efendiyede sebebini soracagiz,kim olursa olsun,,,SUSMA SUSTUKCA SIRA SANADA GELECEK,,,,,,.

ibrahim candan   icandan44@hotmail.com
31/Nisan/2017 00:15:37
kurumlar dentlenmeli

helal olsun sana allah herkezi eşit yaratmış sagcı solcu diye adelet adalet olmalı haymananın kanayan yarası kurumlar belirli ailelerin ellerinde şirketinden işcilerine ögrencilere müdürlerine kadar magduruyetler yaşanmış susmuşuz esnafların bazılarında kurumlar bür cöp almamış faturacılık yapanlar var diger insanların hakkını yiyenler var allah rızası için bi başkan gelse haymananın tüm mahallerine hitap etse esnafına etse işcilerine etse olmazmı adalet yok haymanadaki kurumlarda 40 yaşındayım hep aynı inslar hep aynı aillelerin sömürüsünde kurumlar devlet bu krumları bunlara satsın en azından bizim vergilerimizle kralıklar bitsin ayrımcılık ırkcılık sagcılık solculuk köycülük yapanlara lanetliyorum allah var ölüm var unutmayın

helal sana yavuzum   kemalkayaa@hotmail.com
31/Nisan/2017 01:02:53
imza atıyorum
sevgili basyazarim yazını okudum altına direk imza atıyorum. saygılarımla... Gençlik Derneği Başkanı Serkan Hakbilir
serkan hakbilir  
31/Nisan/2017 06:33:00
Çok güzel bir yazı

Abi şu sözlerine şapka çıkarılır:çocuk istismarı ülkenin kanayan yarasıdır.üstüne gidilmeli,ifşa edilmeli,suçu işleyenin yanına kar kalmamalı,ucundan kıyısından üstünü örtmeye çalışan her kim olursa olsun cezasını çekmelidir.Eğer adalet terazisi siyasileşerek,adamına göre bir yanlış tartmaya başladı mı,o ülkede yaşamak en büyük zulümdür.Bugün güçlüyü kayıranın tarafında olmak değildir adalet.ülkücü,türkücü,komünist,ateist,dindar adı ne olursa olsun.Herkesin bir ortak noktası vardır,o da insan olmaları.Onun ötesi ilahi adalettir ve o teraziyi de ölümlüler bilmez.AMA anlamayan bilgi yoksunu insanlarvar.Adaletmi?AkP nin adaleti ayaklar altında.Haksız şekilde görevden alınan Müslümanları dahi idari yargı hep memurun aleyhine karar veriyor.Hele&

Recep  
2/Nisan/2017 08:35:10
İlahi adalet değilki doğru olsun

Abi bu yazının altına gözü kapalı imza atarım.Allah razı olsun.gerçekten dörtdörtlük ve hakkaniyet gözeten bir yazı.Türkiyede yargı diye bir şey kalmamış.özellikle idare mahkemeleri ve danıştay akpnin emrinde.Müslüman görünümlü akp, ne oldukları belirsiz her devrin adamı bürokratlar tarafından uyduruk soruşturmalarla görevden alınan dindar Müslümanlara dahi bu yargı zulüm ediyor.Ama Allahın adaletini aramak elbette imkansız.Ama insani tarafını dahi düşünmüyorlar ve şak emir tak uygula yapıyorlar.Eeee Allah bunun hesabını sormayacakmı?elbette soracaktır.İlahi adalet değilki şeriatın kestiği parmak acımaz diyelim.Adalette adaletsizlik diz boyu.Varın birde yarını d üşünün. Allah muhafaza.

Necati  
2/Nisan/2017 08:40:32
BASIN İLAN KURUMU İLANLARI
GAZETEMİZ YAZARLARI
10-04-2026
Seyfullah YÜCEL
10-04-2026
Ramazan DOĞAN
10-04-2026
Umit KANCA
03-04-2026
Yavuz ÇİFÇİ