Sıradan ve vasat bir hayat süren adamın birisi ölmüş. Ahrette sorgu melekleri adamı karşılamış ve başlamışlar soruları ard arda sormaya;
-Dünyevi hayatında içkiyle aran nasıldı?
-Ağzıma bile koymadım.
-Peki hovardalığın var mıydı?
-Ne münasebet. Hiç işim olmadı.
-Şans oyunları falan oynadın, para kazanıp çatır çatır yedin mi?
-Kesinlikle işim olmadı.
“Anlaşıldı” demiş sorgu meleği; “Oradan bir çift kanat getirin bakayım.”
Adam heyecanlanmış; “Yoksa melek mi oluyorum?”
Sorgu meleği adamı baştan ayağa süzmüş; “yok bilader kaz oluyorsun” demiş.
16 Nisan da millet bir kez daha sandık başına gidecek. Tabii bu arada milletvekilleri, parti yöneticileri, Ankara’nın siyasi arenasının kurtları tek tek gelecekler.
Zaten seçimden seçime uğrayan bu zat-ı muhteremler fiyakalı giyimleri ile halkın arasına karışıp; “Efendim seçimde bizim lehimize oy verirseniz, sizi şöyle uçuracak, memleketi şöyle kalkındıracak, alayınızı ihya edeceğiz” falan diyecekler. Aslında her seçim öncesi söylediklerini, bir kez daha tekrar edecekler.
Bizlerde her seçimden önce yaptığımız gibi; “Allah sizi başımızdan eksik etmesin, tekerinize taş, ayağınıza yaş değdirmesin. Varlığımız, yedi sülalenizin varlığına, hem armağan, hem kurban olsun” diyeceğiz.
Birimizde kalkıp; “Yav arkadaş her seçim arifesi siz bizi ihya ediyordunuz. İşte halimiz, işte vaktimiz, memleket eşekten düşmüş karpuz gibi oldu. Koskoca bir köye döndük” demeyeceğiz.
Bir aklı evvel de kalkıp; “Şimdiye kadar ne yaptınız da, bundan sonra ne yapacaksınız?” diye serzenişte bulunmayacak.
Bir mübarekte yakalarına yapışıp; “Çaktığınız bir çiviyi gösterinde hep beraber alkışlayalım” diye sokranmayacak.
Elini vicdanına koyan bir vatandaşta; “Bunca yıl havadan, sudan vaatte bulundunuz, hani nerede?” diye hesap sormayacak.
Gün gelecek, bu referandumu da atlatacağız. Yine “sandıkları patlatıp, Türkiye rekorları kırdık” diye övüneceğiz. Gün gelecek telaş bitecek ve kendi gerçeğimizle baş başa kalacağız. Bakacağız ki, ortada ne yatırım var, ne istihdam. Hala garibiz, hala fakir. Hala küçülüyor, göç veriyor ve dımdızlak hayata kaldığımız yerden devam ediyoruz. Ortada ne siyasiler kalmış, ne vaatler.
Sonra bir seçim daha gelecek. Aynı film devam edecek. Gün gelip ahirete göçeceğiz. Sorgu melekleri çıkacak karşımıza; “Seçimlerde neler söylediler, onlardan neler aldınız? geleceğiniz için, çocuklarınız için memlekete neler kazandırdınız. Yok alamadıysanız hesap sordunuz mu? ”
Hepimiz birbirimize bakacağı; “Yok valla onlar yapacağız dediler, bizde yaparsınız dedik. Seçimden sonra onlar bizi, biz onları unuttuk. Memleketin hali de ortada” deyip mahcup mahcup bakacağız.
Ondan sonra bir ses yükselecek oradan; “Oradan birkaç çift kanat getirin bakayım” Melek mi olacağız acaba diye sorduğumuzda, alacağımız cevabı da zaten hepimiz biliyoruz.
SAYGILARIMLA
HAFTANIN SÖZÜ: Döviz yine çıkışa geçti. Dolar; “daha hızlı yükselmek için ben varım, EURO kardeşim sen de varmısın?”
HAFTANIN HABERİ: Katıldığı 16 televizyon kanalının evlilik programındada kız bulamayan E.D(41) annesinin baskısı ile görücü usulu evlenmeye razı oldu.