HAYMANA GAZETESİ
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi
Yavuz ÇİFÇİ

KAHRAMAN BAKKAL, SÜPERMARKETE KARŞI

31/05/2013
   Tren yoluna oturup beklersen, er geç tren çarpar. Bunu bile bile tedbir almamak ya da savunma geliştirmemek te suç senindir. 
   Bugün A101’den, BİM’den, ŞOK’tan şikayet etmek, tren yoluna oturup ta, çarpan trenden şikayetçi olmakla aynı şey.  Onlara ruhsat vermemek, yer vermemek, falan filan…. Bunlar gelmesini engellemez, sadece geciktirir. Yarın daha büyüğü, daha kapsamlısı, en büyüğü gelecek belki de, kimbilir? 
      Yarın Haymana’da kaç çeşit esnaflık varsa alayını içine alan bir dev AVM olmayacağına kim garanti verebilir?  Zamanla bunun olabileceğine KEHANET etmek için NOSTRADAMUS olmaya gerek yok. Gölbaşı girişine yapılan Pratiker, bunun ayak sesleri sadece. “Kahraman bakkal, Süpermarkete karşı’’ ne zamana kadar direnecek? Günü gelince onun babası, senin babanı döver. Çocuk olmak başka, çocukluk etmek başka şey. 
     Bunları da geçtik, artık insanlar evlerinden çıkmadan alışveriş yapmayı keşfettiler. “Tanrılar Kurban istiyor”un en gerçekçi halleri bunlar esnaf için.  İğneden-ipliğe tek tuşla evine, kapına geliyor. Yan gelip yatarken, göbeğini kaşıya kaşıya alışveriş yapıyorsun. Hem de binlerce alternatifle; kesene göre, meşrebine göre. Zamanla daha da genişleyecek, daha da kullanılır hale gelecek. İletişim, bilişim gelişiyor, dünya küçülüyor. Dünya “Öküzün boynuzu”ndan inip, avuçlarına düşüyor. Ekmek aslanın midesine inmişti, şimdi hazmedilme aşamasında. Gardını alamayan yumruğu yiyecek, kaçarı yok.
    Bazen; Beypazarı örneği “kabak tadı” verse de, en güzel örnekler oradan çıkıyor. İbretlik bir şehir, her yönüyle. Bize ve bizim gibilere.  Oralara da A101’ler, Şok’lar, BİM’ler gitti. Hem de 2’şer şube açtı çoğu. Ama oranın küçük esnafı, bu TSUNAMİ dalgasını çabuk attı üzerinden. Hatta dersler çıkardılar, yeni stratejiler geliştirdiler. 
    Havuç’u bir tavşan yiyeceğinden çıkarıp, allayıp pullayıp, ambalajlayıp, mucizevi bir “cennet meyvesine’’ çevirdiler misal. Tatlısını, ezmesini, cezeryesini, turşusunu yaptılar. “Afrodizyak’’ dediler, “gençleştirir, ömür uzatır’’ dediler, “bin derde deva’’ dediler, “A,B,C,D….. vitaminleri var’’ dediler. Havuç oldu sana bir “sağlık alfabesi’’.     Pazarladılar adamlar. Yedirdiler alayımıza. 
    “40 katlı baklava’’ dediler, Antep’le rekabete tutuşup, baklava “müteahit’’i olup kaçak kat çıktılar. “Beypazarı kurusu’’ dediler, “çatır, çutur’’ yedirdiler, tüm memlekete. Envai çeşit yemek, börek, çörek, hamur işi sürdüler pazarlarına, yerli yabancı kim geldiyse yedirdiler. “Aman of şiştik’’ diyenlere; “Buyurun Beypazarı Maden Suyu’’ dediler, gazını aldılar şehirlerinin, gaz verdiler tüm esnafa. Keyifleri yerine geldi; hem alanın, hem satanın. 
     Bizlerde olmayan, onlarda olan ne? Bizde bir büyük market açılınca, kopan kıyamet, onların nasıl ikinci baharları oluyor? Durup düşünmek lazım. Yukarıda saydıklarımızın hangisini yapamaz Haymana?
En basiti adı, sanı bilinen, şifası; dünya markası olan kaplıcalarımızın, etinden sütünden ne kadar yararlandık? Allah vermiş suyu, “alın size dünya nimeti’’ demiş, biz kapmışız; keseyi, havluyu yıkanmaya koşmuşuz. Altın yumurtlayan tavuktan, tavuk suyu çorbası pişirme derdi sarmış bizi.
   Pazarlayacak o kadar çok şeyimiz varken; gerek tembellikten, gerek devlet eline bakmaktan, birileri bir “sihirli değnek’’ dokundursun diye beklemişiz. 
     Geçtim kaplıcayı, tahıl ambarıyız, sebze vatanıyız, her çeşit meyve yetişmeye müsait bir iklimimiz varken, tutmuş asırlık bağlarımızı kurutmuşuz.  Bir sürü genç delikanlımız, genç kızımız boşta gezerken, bir  işin ucundan tutup da, Haymana adına özdeş bir marka yapamamışız. Sonra da birkaç büyük market gelince “Eyvahların’’ bini bin para. 
Gelecekler, daha da gelecekler. Felaket tellallığı değil bu. Görünen köyün yakınlığı sadece.
    Bir de esnafın umut bağladığı “Aha geliyor’’ dedikleri vardı onlarda boş çıktı. Tabur nerede? –suya düştü. Diş Sağlığı Merkezi nerede? –inek içti. Cezaevi nerede? –dağa kaçtı. Eeee…ya… Haymana esnafı?Yandı, bitti, kül oldu….   
   “Biz elimizden geleni yaptık, ekmek çarpsın’’ diye, ekmeğe basıp yemin etmeye kalksak, el bastığımız bazlama; Polatlı bazlaması. Başka sözüm yok sayın yargıç... 
SAYGILARIMLA.
"KAHRAMAN BAKKAL, SÜPERMARKETE KARŞI" KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Ancak bu kadar anlatılabilirdi :yalın ,net ve anlaılır bir diile.
Yavuz bey, dedikleriniz kesinlikle doğru tespit ve teşhisler bundan sonrakı mesele aceba Haymanalı bundan ne çıkarabilir?Elınıze kalemınıze sağlık.
KORHAN ÖZDEMİR   korhanozd@hotmail.com
31/Mayis/2013 13:50:11
Süper bir yazı
Haymana esnafı yandı bitti kül oldu.....anlatımınızın karşısında edeceğim tek kelime süper bir yazı sayın yazar. Bir vehamet ancak bu kadar güzel ve anlamlı yazıya dökülebilir. Gerçeklerin gerçekçi bir dille ve üslupla anlatmakta usta olduğunuza birkez daha şahit oldum. tebriklerimi sunarım.
Selma G.  
31/Mayis/2013 21:00:17
Sen yaşa Ölme emi !
Değerli arakadaşım bir ucum Beypazarlı benim :) Yazdıklarınla bin yaşa, Ne desen doğru,boş değil...Ben kızıma öğretirdim HU! HU! komşu komşu tekerlemesini. Ezberi yerinde mi iyi mi diye test edeyim derken kızımı bunaltmış olmalıyım ki canına tak demiş Duru`nun. SON DİYALOG ARAMIZDAKİ: -Huuuu ! komşu komşu! Oğlun geldi mi ? Bir hışımla döndü ve dedi ki : - Oğlum gelmedi, Gelmeyecek anladın mı ? ANLADIK MI ? Selamlar
Melike Çelik  
1/Haziran/2013 10:38:28
doğruya doğru...
bu yaznza gerçekten ben de katılıyom. ancak önceki yaznza yaptığm yorumlara verdğniz yanıtlardan anladım ki çıkarmlarnz çok doğru değil(önceki yazi için sölüyom).ben osmanlı gençliği derken son dönemdeki virüs bulaşmış bazı gençleri kastetmedim.evet selanikli mustafa da osmanlıda yaşamış olan bir gençti, ancak osmanlı gençliğiyle alakası yok (zihniyeti farklıydı).örneğn fatih döneminde yaşamş olan ve peygamber tarafından yıllar önce övülmüş olan o gençliği düşün osmanlı gençliği olarak...binlerce osmanlı gencini istiklal mahkemelerinde idam ettiren genci osmanlı gençliğinin ferdi yaptınız ya helal olsun.eğer osmanlı gençliğinden olsaydı osmanlıyı sürdürürdü.tc yi kurmazdı ve osmanlı geleneklerinin tek tek silmeye çalışıp yeni bir sistem dayatmazdı...osmanlı gençliği ile osmanlıdaki yaşayan genç(ler) aynı anlama gelmez,farklı şeylerdir...
şahmat   sah6mat@hotmail.com
1/Haziran/2013 11:38:33
Şahmat`a dair
Sayın ŞAHMAT; Sizden ricam, İstiklal mahkemelerinin kimleri neden astığına, Atatürk`ün o günkü şartlarını, Osmanlının son dönemlerindeki gerçek tarihini, ama klasik tarih kitaplarından ziyade daha araştırmacı ve aslolan gerçeklerin olduğu bir tarihi kaynaktan okumanız ve Atatürk`ün TEK ADAM olarak TC yi kurarken yaşadığı zorlukları ve ona, yanında görünüpte her türlü hainliği yapanların gerçek yaşamlarını bir iyi okuyun lütfen. Şimdi yüzeysel bir tartışmanın ortasında ne siz beni anlarsınız, ne de ben anlatabilirim. Şunu bilin sadece; Atatürk`e bu millet tahmin ettiğinizden daha çok borçlu. Günahıyla sevabıyla ATATÜRK`ün yaptıklarının yüzde birini yapmmaış insanların ahkam kesipte atıp tutmalarını ben kabul etmiyorum. Lütfen önyargısız ve objektif kaynaklardan bir güzel okuyun sonra konuşalım bu konuları...Saygılarımla
Yavuz ÇİFÇİ  
1/Haziran/2013 20:35:25
yaşama hakkı evrensel bir haktır...kimliğn önemi yoktur..
bu gün en cani bir teröriste bile yaşam hakkı verilirken ,istiklal mahkemelrinde asılanların kim oldğnun önemi yok. bu adamlar asılmayı hak etmişti zaten demek çok yanlış.yaşama hakkı her insanın en temel hakkıdır. Ayrıca tarafsız bir tarih kitabının olmadğını siz de bilirsiniz...belki bazıları gerçeğe daha yakındır.dolayısıyla sizin okudğunuz kitaplar da taraflıdr... ben farklı görüşlerdeki insanlardan yakın tarihi okudum ve farklı görüşlere açık bir insanım.herksin düşüncesine saygı duyarım. bu yanlış olan (idamı doğal karşılyan) fikre katılamıyorum. ancak böylesi bir fikri savunmanızı bile hoşgörüyle karşılarm. ben sadece yaşama hakkını değil aynı zamanda düşünce özgürlüğünü de savunurum...herkes doğru düşünecek diye bi kaide yok zaten, bazen insanlar yanlış düşünceleri de savunabilir...hatta idamı meşrulaştırmak için öldürülenlerin kimliğini bahane gösterebilir...yine de antik çaÄ
şahmat   sah6mat@hotmail.com
1/Haziran/2013 21:18:55
sahmat
Sayın editör şahmat rumuzuyla yorum yapan arkadaş rakip gazeteden galiba bir ip sine bak ve öyle yayımla yorumlarını
haymanagençlik   haymanagenc@hotmail.com
2/Haziran/2013 22:38:21
Rakip gazeteden olması yorum yapmasına mani değildir.
Rakip gazete, karşıt görüşlü, muhalefet vs..vs..vs.. bunlar insanların yorum yapmasına, yazı eleştirmesine engel olmamalı. Rakip diye, aynı dünya görüşünde değiliz diye bir sansür anlayışı olamaz. Haymana gazetesi kendinden olmayanı da özünde sindirecek ki farkı olsun, objektifliğini, her fikre saygısı olduğunu kanıtlasın. Bugüne kadar da zaten bunu layıkı ile yapmıştır. Sayın Haymana gençlik; demokrasinin olduğu yerde önyargılara yer yoktur. Saygılarımla..
Yavuz ÇİFÇİ  
4/Haziran/2013 21:17:31
haymanageçlik bumu?
eğer haymanagençlik adına yorum yazan haymana gençlerini temsil ediyorsa o zaman bizim işimiz daha zor en kötüsü güvendiğimiz gençlere ki bende genç sayılırım 40`ı geçmeyen genç derler ya kendimi avutayım.Onlar benden genç ve şu sansür kafa, daha bugünden sansüre despota başlarsa varın yarını siz hesaplayın.haymana adına ürküyorum böyle tiplerden.yazar abim mantıklı cevap vermiştir.cevap verdiği cümleleri tekrar yazmama gerek yok.Yavuz abi lisede abilerin anlatığına göre İskilifli akif hoca varmış ve 1924 yılında çıkardığı bir kitap kitabın adını unuttum 1926 da yapılan şapka devrimine karşıgeldi diye asılmış.yani sen bu kanun çıkmadan iki yıl önce bu kanuna karşı geldin olmuş. bu nasıl bir mahkeme anlamadım.kurdun kuzuyu yeme hesabı gibi.
Haymanalı celal  
5/Haziran/2013 23:06:11
BASIN İLAN KURUMU İLANLARI
GAZETEMİZ YAZARLARI
10-04-2026
Seyfullah YÜCEL
10-04-2026
Ramazan DOĞAN
17-04-2026
Umit KANCA
03-04-2026
Yavuz ÇİFÇİ