HAYMANA GAZETESİ
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi
Yavuz ÇİFÇİ

PARA İTİMİZ OLUR..

17-03-2023

  Zenginlik denince genelde Türk filmlerinde gördüğümüz sahneler gelirdi akıllara. Robdışambır denilen ismini bile tam bilemediğimiz bir bornoz tarzı kıyafetle uşağının getirdiği viskisini yudumlayan, şoförüne “arabamı hazırla önce şirkete gidiyoruz” diyen, altın varaklı banyosu, evin içinde trabzanlı merdivenli villa bir ev. Hatta oldukça şımarık oğlu veya kızı olan ve “Babiş param bitti” deyince cebinden tomarla çıkarıp veren bir karakter.
  “Aha zenginlik böyle birşey” derdik. Zamanla bu anlayış ve zenginlik görseli bambaşka görüntülere de evrildi elbette. Özel yatlar, uçaklar, havuzlu villalar, dünyanın her yerinden tatil fotoğrafları ile “Alemin anasını biz satarız” fiyakaları falan.
  Ama son yıllarda zenginlik kavramı daha bir yerelleşti. Hele hayatın bu kadar pahalı ve tahammül edilemez boyutlarına ulaştığında ise bambaşka birşey oldu.
  O lüks araçlar, katlar, yatlarla haşır neşir olanlara uzaylı gözüyle bakmaya başladık. Öyle arabalara bindiklerini gördük ki bazılarının, bizim tüm sülalenin malını mülkünü satsak o arabanın ocak ayı vergisini karşılayamayız.
  Gel gelelim Rahmetli Özal zamanının “Orta direk aile” kavramı tarihe gömüldü. Artık ya çok zenginler var, ya da fasfakirler. Arası bitti.
  “Lan bu zengin” terimi sıradan yaşayışla özdeşleşti. Ayağını yerden kesen bir arabası, başını sokacak evi olan  bildiğin ultra zengin artık.
  Çıtayı daha da düşürüyorum. Evinde kombisini ısınacak kadar açan, ayda 2-3 kez bebe beliğine et alan, pazar çantasını, market arabasını tepeleme dolduran da zengin. Dost muhabbetinde espri olarak anlatırdık; “Biz tuvalet kağıdını kurutarak iki kez kullanacak şekilde değerlendiriyoruz” diye katıla katıla gülerdik. Valla son aylarda tuvalet kağıdını bir kez kullanıp, akabinde mabadını suyla durulayan bile zengin sınıfına girdi arkadaş.
  Çocukluğumda pazar günleri çizgi filmden sonra “Pazar Konseri” yayınlanırdı TV’lerde. O saatlerde televizyonu kapatırdı ana babamız. “TV dinlensin” derlerdi. Halbuki bir anlamda elektrikten tasarruftu. Şimdilerde tv ışığında lambaları kapatanlar var. “Gözümüzü alıyor” falan derlerse inanmayın. Vallahi gelen faturalardan. TV izlerken ışığı da açan da zengindir bu devirde.  
  Haymana da bir kahveye girin. Eskiden “Ooo buyur bir çayımızı iç” diyenler şimdi sırtını dönüyor. Çay olmuş 3 TL. 10 çay içsen 30 TL. Lokantalarda en kuytu köşelere kaçılıyor. Bir tanıdık gelirse “Buyur dememek olmaz” diye. Buyur desen 150-200 TL. Buyur ısmarla bakalım.
  4 kişilik bir aile hem de evinde 3 öğün yemek yese yaklaşık masraf 300 TL. Çarp ayla 9 bin lira. Adam gibi ailesiyle bir ayda karnını doyuran da zenginlerden sayılıyor.
  “Git AVM’lere tıklık tıklım. Yollar araba dolu, herkesin elinde telefon yeğenim. Çıkar lan telefonunu” diyenlere inanmayın sakın. O denilenler artık gerçekten ihtiyaç. İhtiyaç kavramı yıllara göre değişir. Telefonsuz bir dünya artık yok.
  Matematik ortada. Türkiye’de çalışanların yüzde 50’ye yakını asgari veya ona yakın ücretle çalışıyor. Kira, faturalar, mutfak, okul vs... Hesap uzmanı olsan çıkamazsın işin içinden. Küçük yerlerde hayat bir nebze daha ucuz. Git büyükşehir’e, kullanılmaktan kredi kartları alev alacak. Başka çıkar yol yok. Günü kurtarmak.
  “Aç mezarı yok” diye bir kavram var bizde. Doğru. Ama doymayı yaşamak sanmak gibi ucube bir anlayışta var.
  “Babiş param bitti” diyen çocuğuna “Valla varsa sen bana ver. Dolmuş param yok” diyen bir dünyaya evrildik. Günü birlik dolmuşa binen bile zengin artık güzel memleketimde. Ulan baya zenginiz aslında..kıskan lan Avrupa...
HAFTANIN HABERİ: 4 kişi bir araya gelip Mangal Partisi yapan grup “Seçimde ittifak tekliflerine açığız” dedi.

"PARA İTİMİZ OLUR.." KÖŞE YAZISI YORUMLARI
BU HABERE YORUM YAPILMAMIŞTIR
BASIN İLAN KURUMU İLANLARI
GAZETEMİZ YAZARLARI
10-04-2026
Seyfullah YÜCEL
10-04-2026
Ramazan DOĞAN
17-04-2026
Umit KANCA
03-04-2026
Yavuz ÇİFÇİ