HAYMANA GAZETESİ
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi
Yavuz ÇİFÇİ

KENDİ KENDİNE YİTEN ÜLKE

02/11/2012

 

Bundan 20-30 sene önce olsaydı, yazının başlığı muhtemelen, hatta hiç şüphesiz “Kendi kendine yeten ülke” olurdu.
Geçen yıl Kurban Bayramında ithal ANGUS kesip, bayramımızı da gururla (!) kutlamıştık. Aslında ithal edilen Anguslarla birlikte kurban edilen yerli hayvancılığımızdı. Eskiden futbolcu ithal ettiğimiz taa.. Uruguay’dan getirmiştik bu hayvanları. Baktık bu böyle olmayacak, “Kesmek ve tüketmek kesmedi, bu yıl kesmeyelim de besleyelim, üretelim” diyerek damızlığına yorduk cin gibi ithalat ve ticaret kafamızı. Yerli üreticinin hayvanları Angusların müjde fiyatına giderken,  ithal etlerden milyarlarca dolar götüren bazı ithalatcı firmalara peşkeş çekmekse maksat, beraber yürürüz biz bu yollarda sorun değil. Tüm et fiyatlarını alt üst eden istediği gibi oynayan bu firmalar, piyasanın nabzına göre yükselttiler, düşürdüler, şişirdiler, gazını aldılar diye el üstünde tutuldular. “Altta kalan yerli üreticinin canı çıksın”dı, o da el birliği ile oldu hamdolsun.
İsrail tüm tohumluk piyasasının tekeli şu anda. Tüm meyveden sebzeye onlara göbekten bağlıyız. Yetiştiremiyoruz, üretemiyoruz, çoğaltamıyoruz. “Kahrolsun İsrail” ama, İsrailin kahrolduğu falan yok. Bu durumda üzüntüden biz kahrolmuyor isek, bu da işin bir başka ANGUS’luğu değil mi? Van münit’lerle oluyorsa iş, neden GDO’su (Genetiği değiştirilmiş organizmalar)  bozuk ve ne idüğü belirsiz gıdaları hak görüyoruz kendi halkımıza?
Geçen yılı hatırlarsanız, binlerce ton kuru soğan döküldü çöplere. Yitirilen emekler, giden milli servet, alın teri, umutlar çürütülerek heba edildi, değerlendirilemedi. “Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana” diyen türkü bile komik duruma düştü. Çünkü yiğit kuru soğanı kendi elleriyle döktü dereye, çöpe.  Ama geçen yılın dışardan ihraç ürünlerine bir baktığınızda, binlerce ton yaş ve kuru soğan ihrac etmiş, iç piyasaya sürmüşüz. Bunu üreten mi suçlu? Yoksa üreticiyi saptayarak, elde edilen ürünü değerlendiremeyen, ekonomiye kazandıramayan, üstüne üstlük dalga geçer gibi dışardan soğan alan Tarım Bakanlığından destekli ulusal çalışan firmalar mı?  Burada da bir angusluk var ki, anguslar bile güler bu hale.  
İthal ettiğimiz ürünler bunlarla da sınırlı değil. Ayrıca; Çin’den sarımsak, Meksika’dan nohut, Kanada’dan mercimek, ABD’den buğday, ayrıca diğer ülkelerden; karpuz, yaş üzüm, dut, domates, her çeşit elma, dolma biber, patlıcan vs.vs. tam 126 ülkeden 133 değişik sebze ve meyve. Ülkemizde yetişmez anlarım, ama ürünlere baktığımızda milyonlarca ton yetişen bu ürünler, buralarda fazlalıktan hayvanlara yem edilirken, milli sermayemizden milyarlarca dolar harcayarak ithal etmemizin mantığı nedir? İzahi ne ile mümkündür? Varmıdır bir açıklaması?
Köylüye göbekten bağlılığını kıramamış bir ülke ve yaşadığımız yer olan Haymana’yı baz alırsak; bizim köylerimizin boşalması, üretimin, hayvancılığın, tarımın bitme noktasına gelmesi ve dolayısı ile Haymana’da oluşan ekonomik krizin açıklaması daha başka nasıl izah edilebilir ki? Küçülen, yok olan köyler ve akabinde bunun yansımasını acı bir şekilde yaşayan Haymana, bu duruma daha ne kadar direnebilir de, var olma savaşından galip gelebilir. Devlet politikasında ki “Sen köyünden kalk gel, ben sana büyükşehirde kömür, nohut, fasulye, makarna dağıtır, seni beslerim” mantığı nereye kadar sürdürülebilir. Kaldı ki dağıtılan gıdaların hem sağlıksız, hem de dışardan alınan ithal ürünler olduğunu bile bile, “Tarım, köylü kanatlandı uçuyor” mavraları ne derece daha halkı mutlu edebilir ki?
Tek bilinen, köhnemiş ve geçerliliğini yitiren doğrudan gelir desteği. “Yeter ki sen üretme, ben sana kendi ellerimle dışardan aldıklarımla beslerim” mantığı. “Üretme, tüket yan gel yat. Al sana destek, gerisi estek köstek” 
Uykuları kaçıran bir durum gibi görünüyor değil mi tarım politikamız? Yok eğer uykunuz kaçıyor ise dinleyin siz üst düzey bir tarım yetkilisini o size toz pembe masallar anlatarak ayakta uyutur, merak etmeyin. Sıkıntı yok yani(!)...
SAYGILARIMLA
"KENDİ KENDİNE YİTEN ÜLKE" KÖŞE YAZISI YORUMLARI
DONANIM

YAŞAM VE üLKE SORUNLARINI DOĞRU BİR ŞEKİLDE BELİRLEMENİZ,VE BU TESPİTLERİ MüKEMMEL BİR ŞEKİLDE YAZIYA DöKMENİZ TAKTİRE ŞAYAN,DİK DURUŞUNUZDAN öDüN VERMEDİĞİNİZDE APAçIK BELLİ,BU öZELLİKLERİNİZDEN DOLAYI SİZİ TEBRİK EDER,SİZİN GİBİ İNSANLARIN çOK AZ KALDİĞİ MEMLEKETİMİZDE BAŞARILARININ DEVAMINI DİLERİM.SAYGILARIMLA..SAMİM YAŞAR..

SAMİM YAŞAR   SAMİM@HOTMAİL.COM
6/Kasim/2012 09:13:00
Teşekkürler

Kendime göre doğrularım var ve bunların karşısında dik durmaya gayret ediyorum, edeceğim. İltifatlarınız içinde ayrıca teşekkür ederim Sayın Samim YAŞAR. Size de çıktığınız zor ama azimli yolunuzda başarılar. Saygılar bizden.

Yavuz ÇİFÇİ  
6/Kasim/2012 16:45:50
BASIN İLAN KURUMU İLANLARI
GAZETEMİZ YAZARLARI
10-04-2026
Seyfullah YÜCEL
10-04-2026
Ramazan DOĞAN
17-04-2026
Umit KANCA
03-04-2026
Yavuz ÇİFÇİ