HAYMANA GAZETESİ
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi
Yavuz ÇİFÇİ

Görümceden Çelik Yelek..

04/08/2017
   Yaklaşık 6 yıldır yazıyorum. Şöyle bir bakıyorum da, en çok Ankara yolunu yazmışım, bir de MOBESE’yi. Rahmetli Kemal Sunal’ın “Çöpçüler Kralı” filminde gazeteciliğe meraklı yaşlı amca kendinden gayet hoşnut pencereden bağırıyordu; “Yaza yaza hükümeti düşürdüm.”
  Bizim yazılarımızın öyle tahrip gücü yüksek etkisi olmadı belki ama, dişe dokunur hareketlenmelerin fitilini ateşledik icabında. Kendi tarz ve üslubumuzca nacizane fikirlerimizi söyledik. “Doğru söylüyorsun, haklısın” diyen de oldu, “Hadi leen ordan” diyen de. 
   Yazdıklarımın en yüksek yekünü Ankara Yolu üzerineydi. Yaklaşık 10 yılın sonunda bu yıl bitecek, deniyor. Kulağımızın memesinden çekiştirip, tahtaya vuralım da, şeytan alıp götürmesin yinede.
   Bir diğer mevzu da ilçemizde zaman zaman ortaya çıkan hırsızlık olayları ve akabinde herkesin diline dolanan MOBESE sistemiydi. Bu yıl yine ciddi bir adım atıldı ve alt yapısı hazırlandı. Fakat gel gelelim “Nisan ayında olmadı, Mayıs sonu tamam, pardon Haziranda iş bitecek” derken, şimdi Eylül’e kaldık. Bekleyelim bakalım. Yine filmden bir söz; “şunun şurasında Eylül’e ne kaldı.”(Salako)  Peki ya yine sonraya sarkarsa ne olacak? İşte işin can alıcı noktası bu. Her an doğum yapacak hastaya 1 sene sonraya randevu vermek gibi bir şey bu. “Sık dişini, acele etme, benim dediğim günde doğurursun” mealinde bir anlam.
    Nitekim geçen hafta yaşanan bir olayda MOBESE’nin olmayışı, dillerde sakız oldu. Kahve köşelerinde sağdan soldan bindirme sözlerle dallanıp budaklandı olay. Oysa bir görüntü, kayıt olsa, “şak” diye ortaya konacaktı her şey. 
    Bu arada ilçemizde önemli bir emniyet zaafı olduğu ortada. Polis yeterli değil. 15 Temmuz sonrası görevinden alınanların yerine yenileri gelmedi. Gelse de yeterli değil. Personel yokluğundan şikayet had safhada. Bir diğer konuda ilçemizde oturmayan polisler. Yüksek dozda bir asayiş olayında polislerin ikamet ettiği yerden buraya gelene kadar kurbağanın gözü pörtler. Bu konuda herhangi bir çalışma bildiğim kadarıyla yok. O zaman fazla söze gerekte yok.
    Peki hukuk ve adaletin işleyişi vatandaşı tatmin ediyor mu? İşte en büyük sıkıntı belki de burada. Karakolun veya adliyenin kapısından girenler, aynı gün arka kapısından çıkıyorsa insanlar ister istemez bir hukuk zafiyeti olduğunu düşünüyor. O zaman düşünce şu mealde gelişiyor; “Hangi büyük suçu kaç kez işlersen işle, güle oynaya dışarıdasın.” Sokaktaki vatandaşa bu oldukça tehlikeli düşünceyi çağrıştıran bir mekanizmadan verim beklemek deve-hendek hikayesidir. Yine bir film repliği ile konuyu açarsak; “Polisten en çok biz masumların çekinmesi ne kadar ilginç değil mi?” (Organize İşler)    
    Bir toplumda emniyete, devamında hukuk’a karşı bir güvensizlik varsa, ortada çok büyük problem vardır. Ülkemiz ve ilçemizde şu anda yaşanan sendromda tam da bu maalesef. Baklava çalanın yıllarca hapis yattığı, insan katledenin kahraman olduğu bir sisteme güven, daha doğrusu güvensizlik, kim bilir daha nelere gebe.  
   Asayişin olmadığı bir yerde, göçü durduramazsınız. Dışarıdan insan getiremezsiniz. Gelse bile ilk olayda tüyer. Gençlerimiz madde bağımlısına dönüşüyor. Terk edilmiş metruk evler, olaya mekan oluşturup, zemin hazırlıyor. Şikayetler dikkate alınıp, yıkılmıyor. Çakmak gazı, bali vb. maddelere çocuklar naneli sakızdan kolay ulaşıyor. Önleyici ve caydırıcı hiçbir önlem yok. “Haymana en huzurlu ilçelerden birisi” söylemi, yanık bir “huzurum kalmadı” serzenişine evrilmek üzere.     
   Konuyla ilgili yetkililerin adım adım gelen kaosa el atmasının zamanı gelmedi mi? Daha ne olacak, ne zamana kadar beklenecek? Düğünlerde takılan küçük altının tutarı kadar mermi harcanıyorsa ve bu kimsenin umurunda değilse, bize her gün düğün bayram o vakit. Sahi şu “Düğünlerde silahlar atılmasın” kampanyası ne oldu? Birisi vurulana kadar tedavülden kalktı anlaşılan. O zaman “Düğünlerde çelik yelek kampanyası” başlatalım. “Görümceden geline çeyrek miğfeeerr” hey maşallah… 
HAFTANIN SÖZÜ: Cehaletin mutluluk olduğu bir ülkede, akıllı olmak deliliktir.
HAFTANIN HABERİ; Türkiye’de işyeri açan Suriyeli’ye sormuşlar; “Türk işçi de çalıştırıyor musun?” “Yok yabancı çalıştırmıyoruz” demiş.
SAYGILARIMLA
"Görümceden Çelik Yelek.." KÖŞE YAZISI YORUMLARI
BU HABERE YORUM YAPILMAMIŞTIR
BASIN İLAN KURUMU İLANLARI
GAZETEMİZ YAZARLARI
10-04-2026
Seyfullah YÜCEL
10-04-2026
Ramazan DOĞAN
17-04-2026
Umit KANCA
03-04-2026
Yavuz ÇİFÇİ